Diş hekimi kaygısı çocuklarda oldukça yaygındır ve genellikle bilinmeyene duyulan tedirginlikten kaynaklanır. Korkuyu yönetmenin yolu çocuğu ikna etmek veya zorlamak değil; ona zaman tanımak ve süreci öngörülebilir hâle getirmektir.
Korkunun kaynağı ne?
Çocuklarda kaygı çoğunlukla üç kaynaktan beslenir: bilinmeyen bir ortam, kontrolü kaybetme hissi ve çevreden duyulan olumsuz anlatılar. Aile içinde yapılan 'diş hekimine gidersen iğne yaparlar' türü şakalar bile kalıcı bir tedirginlik bırakabilir.
Daha önce olumsuz bir deneyim yaşamış çocuklarda kaygı daha belirgin olabilir. Bu durumda ilerlemek için sürecin küçük adımlara bölünmesi gerekir.
Evde neler yapabilirsiniz?
Kullandığınız kelimeler doğrudan etkilidir. Somut ve sakin ifadeler tercih edin: 'Diş hekimi dişlerini sayacak ve fotoğrafını çekecek' gibi. Olumsuz kelimeleri, onları reddetmek için bile kullanmamaya çalışın.
Randevu gününü sürpriz yapmayın; çocuğun hazırlanacak zamanı olsun. Diş hekimi temalı kitaplar ve rol yapma oyunları süreci tanıdık hâle getirir.
- 'Acımayacak', 'korkma', 'iğne' gibi ifadelerden kaçının.
- Randevuyu ödül veya ceza aracı yapmayın.
- Kendi kaygınızı çocuğun önünde dile getirmeyin.
- Evde diş hekimi oyunu oynayın; siz hasta olun, o hekim.
Klinikte hangi yöntemler kullanılır?
Pedodontide en yaygın yaklaşımlardan biri 'anlat–göster–uygula' yöntemidir: her adım önce anlatılır, sonra gösterilir, ardından uygulanır. Böylece sürpriz yaşanmaz ve çocuk süreci öngörebilir.
Buna olumlu pekiştirme, dikkat dağıtma teknikleri ve çocuğun süreci durdurmasını sağlayan işaretler eklenir. Gerektiğinde tedavi seanslara bölünerek çocuk hazır oldukça ilerlenir.
Kaygılı bir çocukla ilerlemenin anahtarı acele etmemektir. İlk randevuyu yalnızca tanışmaya ayırmak bile, sonraki tüm süreçleri belirgin biçimde kolaylaştırır.




